Kor olmadan önce saçtığı her kıvılcımında,
Binbir geceden daha tutkulu masallar vardır.
Kendi güneşleri etrafında savrulan gök cisimleri gibi kavrulup ışık saçarlar.
Bir kaç nefeslik bir hayata tüm umutlarını sığdırarak.
Karanlıklar aydınlanır,
Keremler yanar.
Kozun hikayesi gerçektir!
Dokunduğunda can yakar.
Kimilerinin hadlerine olmayan yerlere dokunduklarında
Senin canının yanması gibi.
Can yanınca herkes kaçar ateşten,
Umutları pahasına...
Kıvılcım taneleri masum tabi.
Gök yüzünde hep bir şeyler oluyor.
Yanan yanana, kaçan kaçana..
Savaş alanı gibi duman duman ortalık.
Gönüllerin sevemediği,
Gözün gözü görmediği tek yerdeyiz.
Dumanına, yangınına katlanarak görmek bir tercihtir.
Rüzgar taşır kıvılcımların umudunu
Bundan olur yangınlar.
Savaş alanı gibi kan revan ortalık.
Kıvılcımdan mahşer yangınlarına kadar,
Her şeyin sonunda kozun hikayesi gizlidir.
Zifiri karanlık içinde kalanların umutları pahasına,
Kora, ateşe, savaşa ve mahşere kadar,
Duman kokusu, kan ve ter damlasıyla.
Koz gibi yanmaya.
0 yorum:
Yorum Gönder